Kurucu Nitelik

Şimdiki zaman, geçmiş zamanların damıtılmış halidir.
Günümüzü, geleneksel ahlak öğretisinin, kadim kültür ve değerlerin, bilginin, tecrübenin, teknik birikimin, genetik becerilerin ve daha fazlasının doğru aktarımına dayanarak inşa ediyoruz.

Bugünün tüm kazanımlarını yarının envanterine kaydederek kişisel ve bütünsel bir “öz” inşa ediyoruz.
Aracılı transfer eğitim/öğretimle, ilk elden transfer ise usta-çırak ilişkisiyle ilgilidir. Bu uzun girişin nedeni elbette sanatı, aktarılan kişisel bilginin sürdürülebilirliğiyle ilişkilendirmektir. Ustadan çırak ilişkisine aktarılan şey, sadece sanat yapma isteği değil, aynı zamanda o sanatın envanterini sürekli yetiştirerek bir sonraki nesli geleceğe aktarma eylemidir.

Üstelik söz konusu sanat olunca bu eylem tüm insanlık adına yapılan zahmetli bir kamu hizmetine dönüşüyor. Nitekim süsleme sanatları gibi kadim kültürlerle ilişkisi olan sanatların envanteri tüm insanlığa aittir. İslami bir ibadethane inşa ederken Camii Kubbeyi kuran kurucu düşüncenin özünü, ustadan çırak ilişkisine geçiş kavramının temel anlamını oluşturmaktadır.